Künye   |  Bize Ulaşın   |  Giriş Sayfam Yap   |  Sık Kullanılanlara Ekle

HZ. HÜSEYİN KERBELA’YA NEDEN GİTTİ?

HZ. HÜSEYİN KERBELA’YA NEDEN GİTTİ?

Sevgili Peygamberimizin torunu Hz. Hüseyin Efendimize, küfeliler mektup yazarak: “ Yezid’e biat etmediklerini beyan ederek...

4 Ocak 2009 07:57
font boyutu küçülsün büyüsün


Sevgili Peygamberimizin torunu Hz. Hüseyin Efendimize, küfeliler mektup yazarak: “ Yezid’e  biat etmediklerini  beyan ederek, beldelerine davet ediyorlardı. Şayet gelirse etrafında bütünleşeceklerine dair yeminler ediyor, bunu dile getiren yüzlerce mektupla israr ediyorlardı.

 Küfelilerin Hz. Hüseyin’e gönderdikleri mektup:

“Ey Ümmetin gözbebeği! Biz ne âsı , ne mücrim  kimselermişiz ki, Hz. Ali ve Hz. Hasan’a yardımda kusur ettik, kıymetlerini bilemedik, yüzümüz siyah oldu, kalbimiz yaralandı, isyanımız bize acı çektiriyor! Yezid'in mihnet yükü altında eziliyoruz. Ey değerli kişi, suçumuzu ikrar ediyor, affını bekliyoruz, merhamet ve inayet eyle, bizi me’yus ve ümitsiz bırakma”( Mehmet Halid, 1.339)

     Yüzlerce mektubun ardından durumu değerlendiren Hz. Hüseyin istişare etti. İstişarede sahabeden olan bazı zatlar; Irak’a gitmemesini, Hz. Ali’nin ve Hasan’ın başına gelen sıkıntıların Irak’ın kusuru olduğunu onlara güvenip de giderse kendi başına da sıkıntıların açılabileceğinden endişe ettiklerini belirtiyorlardı.

     Fakat Hz. Hüseyin’e göre ‘Iraklılar muhabbetlerini arz ediyorlar, geçmişteki hatalarına pişmanlık duyuyorlar, iştiyakla kendisini beklediklerini söylüyorlar, şayet başlarına geçerse sadakatten asla ayrılmayacaklarını belirtiyorlardı. Geçmişteki hatalarına böylesine pişmanlık duyup, sadakat için imkan ve fırsat gözetleyen insanları ye’se düşürmek, onların davetine icabet etmemek mürüvvete  uygun düşer miydi?

      Hz. Hüseyin Amca oğlu Müslimi Küfe'ye gönderdi. Küfeliler ağlayarak Hz. Hüseyin’in mektubunu okudular.Yirmi bin kadar kişi ise biat etti. Yeminler ettiler.  

     Hz.  Hüseyin  yakın akrabasıyla ve ehli beytiyle beraber H.60 Zilhiccenin sekizinci  günü yolculuğa çıkar lakin Kerbela’ya geldikleri an etrafını kuşatırlar. “Hz. Hüseyin’in Küfeye sokulmaması, Hicaza geri dönmeye fırsat verilmemesi, çevre ile irtibatının kesilmesi, erzak takviyesi ve su temini zor bir sahada konaklamaya zorlanması, silahlı bir vuruşmaya girişmeksizin kontrol altında tutmak gibi gayeler güdülüyordu.

     Ne yazık ki Küfeye davet edip de mektup yazan gözyaşlarına boğulan insanlar da orada idi. Sevgili Peygamberimizin torununu kuşatmışlardı. Hz. Hüseyin; Rasul-i Ekrem’in Hz. Hasan’la kendisi hakkında “Cennet gençlerinin iki efendisi” buyurduğunu belirtti. Böylece insafa gelirler ümidiyle karşısındakileri düşündürmek istedi.

     Hz. Hüseyin Onlara : “Siz bana mektup göndermediniz mi? diye sordu. Çünkü ön saflarda mektup yazan kimseler vardı. Hepsi inkar ederek; “Biz böyle bir mektup yazmadık” dediler.

     Ve çatışma karşı tarafın, okları  Hz. Hüseyin’e atmasıyla başlar. Muharrem'in onuncu günü Hz. Hüseyin’in gıdası azalmış, susuzluktan dolayı mecali kalmamıştı. Aile efradından birçok kişi şehid olmuştu. Hz. Hüseyin’in kız kardeşi Zeynep: “Keşke gökyüzü yere düşse” diyordu. Hz. Hüseyin; “Beni öldürmek için mi burada toplandınız? Allah size kurtuluş vermez, Allah benim intikamımı, hiç aklınıza gelmeyen bir şekilde alır Allah’ın acıklı azabına düşersiniz” diyordu. O acıklı sahnede  Hz. Hüseyin, H. 10 Muharrem, 61/M. 10 Ekim 680( Taberi, V. 453) Hakk’ın rahmetine kavuşuyor. Hz. Hüseyin’in bedeninde otuz üç mızrak yarası ve otuz dört kılıç darbesi tespit edildi. Ok yaraları bunun dışında idi.

     Her okuyuşumda beni de ağlatan bu vakıa, kıyamete kadar Ehl-i beyt sevgisi içinde olanları yaralayacaktır. Hak Teala onların şefaatından bizleri mahrum etmesin.

SÜNDÜZ KAYA










yorumlayorum ekle


Yorumlar


  henüz yorum yok